...................."YENİ"....................
bugün pencereden ruhumu uçurmaya daha yakındım. bugün eski kağıtlardan buruşturulmuş hatıralarla yakındım ve ağladım zamanın aman vermediği kayıplarıma. ayıpladım bugün kendimi, kendime zulmedip umursamazlığın, umarsızlığın pençesine astığım için benliğimi. ben ki içimde volkanların kükrediği, alevlerin perçinlendiği bir enerjiyle coşardım! şimdi miskinliğe mi aşerdi bu şaşkın gönlüm. en baştan haddimi aştım ya da ben hepten ürkekliğin koynunda uyumuş bir tırtıl gibi uçmayı beceremedim. insanlık şeceresinden kaç dal budandı kimbilir! kimbilir kimleri aldı yalnızlığa açılan sandallar. hayatın hantallığı ruhuma hamallıktan usandırdı. topraktan miras cesetim tir tir titremekte renklerle boyalı görünmezliğin ardında!.. alınmış her nefesin hesabını ödemeden kaçmak istiyorum yaşamla donatılmış masalardan. bıktım usandım bana anlatılan masallardan. istemedim ben istemedim hiç matemleri ya da yetim kalmış istikballeri. kim kabul etti benim yerime kim verdi elime buzdan manzaralı cennetleri.
affetmek isterdim ama kimi ve niye! suçu işleyen gafil kalmış maktulden. neleri fethetmek isterdi bu yürek. ama şimdi bir pencerinin dibinde sadece; uçmaya daha yakın pinekliyor uyuşmuş bir beden. bir panik karnavalıyla güruhlar yürüyor hiçliğe. çar çabuk alıştım ben kerpiç duvarlar üzerinde geçmişe gelinlikler giydirmeye. bu nasıl bir girdap bu nasıl garabet yüklü bir bulut ki gaiplere sevketti tüm bulduklarımı.
güvenmek mi! kime? hangi hekime verdiysem kalbimi, kırıklara biçare mahkum kaldı! çarmıhlara savruldu avuçlarımla tuttuğum kimbilir kaç yaprak arasında kuruttuğum hayallerim. esiyor mu bırakıp gittiğimde bastığım sokakların diplerinde kara yeller. gizli saklı defterlerde itiraflar dirilir mi kaybolup gittiğimde bu hırçın hayattan. istemem sırça köşkler, fanuslar ardında hapis kalmış aşk dolu bekleyişler istemem! istemem umut tacirlerinin elinde oyuncak olmuş kopuk kopuk hayattan saçma sapan kesitler.
güneş ufaklara kol açar, ufuklar karanlığa.. bu fakir düşünceler yarınlara kıt kanaatlar yükler. kanatır bir bir cinnet geçitleri salınıp giden ruhumun nehirlerini. şimdi penceremde düşlerim daha dingin ve ruhum daha engin sadrımda. kudretimden eser kalmadı hayatımın ilk hasatında. binbir gece masallarına sığmayan binbir yalanların esaretinde hasarlar aldı en temel fikirlerim.
açtım ruhumu yakın bulduğum için pencereme. belki zor belki de aksine kolay! alayını umursamam sonrasında. yalnızlıkla sevişir özlemim, yalnızlık savurur ruhumu zamansızlığın üstüne. yazık! çok aldanmışım, çok inanmışım, çok yanılmışım yalan çemberinin bitmez tükenmez girdabında. en hızlı adımlarımı atıyorum bugün, en girift sinirlerim sızıyor dokularıma, hücrelerime. en dokunaklı sözler hücum ediyor nabzıma ve nazım geçmiyor zamana. ben bugün ruhumu uçurmak istiyorum, ben bugün huzur istiyorum. ben bugün bal gibi yokluğa süzülmek istiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder